Mal rejimi ve paylaşım
Evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte mal rejiminin tasfiyesi, eşlerin malvarlığı unsurlarının hukuki niteliği ve paylaşım talepleri uyuşmazlığın kapsamına göre değerlendirilebilir.
Aile hukuku; eşler, çocuklar ve diğer aile bireyleri arasındaki hukuki ilişkileri, evlilik birliğini, boşanma ve ayrılık süreçlerini, malvarlığı uyuşmazlıklarını, velayet ve nafaka gibi aile yaşamını doğrudan etkileyen konuları kapsayan hukuk alanıdır.
Türk Medeni Kanunu çerçevesindeki aile hukuku düzenlemeleri; aile bireylerinin birbirleriyle olan hukuki ilişkilerinden doğabilecek uyuşmazlıkları ele alır. Türk vatandaşları arasındaki uyuşmazlıkların yanında, yabancılık unsuru taşıyan evlilik ve aile ilişkilerinde de farklı hukuki değerlendirmeler gerekebilir.
Aile ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklar çoğu zaman birbiriyle bağlantılı birden fazla hukuki konuyu aynı anda gündeme getirir. Dosyanın niteliğine göre aşağıdaki başlıklar değerlendirme konusu olabilir.
Boşanma sürecinin anlaşmalı veya çekişmeli olması; protokol, nafaka, geçici velayet, velayet, çocukla kişisel ilişki, tazminat, soyadı ve mal rejimi gibi bağlantılı konuların birlikte değerlendirilmesini gerektirebilir. Soybağının kurulması veya reddine ilişkin uyuşmazlıklar da aile hukuku kapsamında ele alınır.
Evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte mal rejiminin tasfiyesi, eşlerin malvarlığı unsurlarının hukuki niteliği ve paylaşım talepleri uyuşmazlığın kapsamına göre değerlendirilebilir.
Aile içi şiddet veya benzeri risklerin bulunduğu durumlarda koruyucu ve önleyici tedbirlere ilişkin hukuki süreçler aile hukukunun önemli başlıkları arasında yer alır.
Nişanlılığın sona ermesi bazı şartlarda maddi veya manevi taleplere konu olabilir. Aile mallarının korunması ve paylaşılması ile miras veya ortak mülkiyet kaynaklı uyuşmazlıklar ise dosyanın niteliğine göre aile hukuku ve bağlantılı hukuk alanları birlikte değerlendirilerek ele alınabilir.
Velayet, çocukla kişisel ilişki kurulması, iştirak nafakası, soybağı, evlat edinme ve çocuk mallarının idaresi gibi başlıklarda yapılacak hukuki değerlendirmelerde çocuğun üstün yararı temel ölçütlerden biridir.